BİZ KİMİZ Biz; kendi tarihine yabancı kalmayla karşı karşıya olan toplumumuzu bilhassa üniversite gençliğini, tarihsel vakalara ve günümüze yansıyan etkilerine karşı duyarlı kılmak isteyen “Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları belirler” sözünü düstur edinen, akıntıya tamamen kapılanların sadece ölü balıklar olduğunun farkında ve bu farkındalıkla var olduğunu duyurmak isteyen Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileriyiz.
BİZ NEDEN VARIZ Toplumsal parçalanmanın son derece kolaylaştığı günümüzde birbirimizden uzaklaştırılmaya bundan da öte birbirimize düşman edilmeye çalışıldığımız aşikârdır. Belki de dünyanın en saçma sebeplerinden birbirini düşman belleyen insanların, kimlerin silahında kurşun olduğunu görmek ise her zaman mümkün değildir. Bu coğrafya üzerinde yaşayan herkesin karşı karşıya olduğu bu durum, bir yandan bizleri düşmanlığın esiri yapmakta öte yandan geleceğimiz üzerinde karabulutlar gibi dolaşmaktadır. YTÜTMK fikri bu durumun etkilerinden rahatsız, çok farklı düşüncelerin aynı masa etrafında konuşulabileceğini savunan üniversite öğrencilerinin, tarih ve medeniyet gibi geniş bir zeminde birliktelik duygusu işlenerek faydalı adımlar atılabileceği inancıyla ortaya çıkmıştır. Düşüncelerimiz, gizledikçe kaybolur gider. Hatırlamayı unuttukça, bildiklerimizi dile getirmedikçe en vurucu gerçekler bile silinir zihinlerimizden. İşte bizler tarihi vakalar ve bunların günümüze etkilerini konuşabileceğimiz, geçmişimizle hesaplaşmadığımız tek bir olay bile bırakmayacağımız bir platform oluşturma; tarihimizde doğurduğumuz güneşi geleceğimize tutma derdiyle yola çıkmış bulunmaktayız. Enerjimizi ve gençliğimizi birbirimizden uzaklaşmak için değil dış mihraklara karşı bir olmak için kullanmanın idrakine varabilmek gayesindeyiz.
BİZ NE YAPACAĞIZ Biz her şeyden önce dinleyeceğiz; büyüklerimizi, birbirimizi dinleyeceğiz. Uydurulan ya da dayatılanı değil gerçekleri dinleyeceğiz. “Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek bizler için bir borçtur! Türk Gençliği, ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ü dinleyip emir telakki ederek bu kuvveti bulacağız. “Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” diyen Mehmet Akif’e en güzel cevabı ibretler, dersler alarak vereceğiz. “El-âlem çalışıyor, fethetmeye Merih’i Sen cebinde kaybettin, güneş dolu tarihi!” diyen Necip Fazıl’a hak vereceğiz; ceplerimizde yitirdiğimiz güneşleri bulup karanlıklara doğuracağız. “Gel ey imanlı gençlik gel ey beklenen gençlik Gel ki Anadolu’da senin bükülmez, çelik İmanına, azmine ümit bağlayanlar var” diyen Nazım Hikmet’in beklediği gençliğe namzet olduğumuzu göstereceğiz. İlm-i vakte aşina âlimlere hala malik bir Anadolu ‘ya neden Avrupa meydan okusun diye soracağız. Tarih bilimini, klişeleşmiş, ezbere dayalı, sıkıcı bir olgu gibi göstermekten kurtarıp, onun toplumumuzun ve milletimizin günümüzde ve gelecekte önüne çıkan siyasî,toplumsal,ekonomik ve sosyal problemleri ve engelleri net bir biçimde kavrayıp,tahlil edebilmesi ve doğru kararlar verebilmesi için vazgeçilmez bir bilim dalı olduğunu benimsetmek için uğraşacağız. Tarih yorumlarını kulaktan dolma bilgilerle değil de, belgelerle yapmaya yöneltmek ve dogmalardan sıyrılıp belgeler eşliğinde eleştirel bir bakış açısı sağlamak için elimizdeki tüm olanakları kullanacağız. Bir arada ağza alınması imkânsız gibi görünen düşüncelerin aynı ağızdan söylenmesinin mümkün olduğu, bu çalışmaların sonucu olarak görülecek ve imkânların el verdiği ölçüde uzaklaşmaların önüne bir set konulmaya çalışılacaktır. Temelde yakın gençliğin uzak fikirlerini çarpıştırıp, bu çarpışmadan meydana gelecek yeni, güzel meyvelerini ortaya sunacağız. Ayrılıkların bu kadar kolay olabilmesinin sebebi kanaatimizce birlik olduğumuz noktaların öğretilmeyip, öğrenilmesine de zemin oluşmamış olmasıdır. YTÜ TMK bu zemini hazırlamak için elinden gelen gayreti gösterecektir. |